Rastgele Resimler

27.JPG.jpg

İlgili Siteler

Yaylamızla İlgili Siteler

Çeşitli Linkler

T.C.Kimlik No

Vergi Kimlik No
Kazıkbeli Yaylası Kazıkbeli Yaylası - Söğüteli Köyü'nden İlginç Bir Sevgi Masalı

Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu

TDK Güncel Türkçe Sözlük
TDK Yazım Kılavuzu
Söğüteli Köyü'nden İlginç Bir Sevgi Masalı Yazdır E-posta


"ÜVEY ANNE"

  Eski zamanda bir erkek çocukla bir kız çocuk yetim kalmışlar.Babaları yeniden evlenmiş. Babaları
birgün pazara gitmş. İki okka et almış, eve gelmiş. Kadın eti pişirmeye başlamış, ancak tadını
tuzunu bakarken eti yemiş, bitirmiş. Kocası akşam et istemiş. Kadın eti bitirdiği için göğsünü kesmiş kocasına yedirmiş.Kadın bir süre sessiz kalmış ama yaranın verdiği acıyla sızlanmala
başlamış. Kocası ne diye sızlanıp duruyorsun diye kadına sormuş. Kadın:" Senin getirdiğin etin tadını tuzunu bakarken yedim, bitirdim. Sen et isteyince de göğsümü keserek pişirip sana getirdim. Onun için sızlanıyorum." demiş.Kocası kadına:" Öyleyse diğer göğsünü de kes  yiyelim , çok lezetliydi." demiş. Kadın razı olmamış.
  Kadın kocasının çocuklarını hiç sevmezmiş. Kocasına:" Ben zaten yeterince acı çekiyorum,
çocuklarını kes de yiyelim." demiş. Çocuklara su taşıtmaya başlamışlar. Ocağa kazanlarla su
koymuşlar.Çocuklar suya giderken  iki tane karga gelmiş ve başlamışlar bağırmaya. Gak, gak, gak…
Kız:"Sana yağlı ekmek vereceğim, hayır söyle karga ."demiş. Karga dile gelip:"Bu gece başınızdan
aşağı kaynar su dökecekler, sizi haşlayıp yiyecekler. Yattığınız yerlere birer kütük koyun.
Kaçmadan önce bir kalıp sabun ve bir tarak alın ve kaçın. Babanız gelirken tarağı atın orman bitsin,
sabun atın sis gelsin sizi görmesinler.Siz kaçın." demiş. Çocuklar gece yerlerine kütük koyup
kaçmışlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde babaları ve üvey anneleri odaya gelmişler ve sessizce
çocukların yatağının yanına kadar yaklaşmışlar. Çocukların yerlerine bıraktıkları kütüklerin farkına
varamamışlar. Sıcak suyu yataktaki çocuk olarak düşündükleri kütüklerin üzerine boşaltmışlar.
Fakat bir de ne görsünler çocuklar yatakta yok. Babası hemen çocukları aramaya başlamış.
Giyinmiş kuşanmış çocukların kaçabileceği yolu bulup onları takibe koyulmuş. Çocuklar babalarının
peşlerinden geldiğini anlayınca hemen karganın dediğini yapmışlar ve sabunu atmışlar. Hemen her
taraf orman olmuş. Ancak babaları yine izlerini bulmuş. Bu sefer karganın ikinci dediğini
yapmışlar. Hemen tarağı atmışlar. Her taraf sis oluvermiş. Artık babaları onların izlerini takip
edememiş.
   O günün hükmünde su içilmezmiş. Bu uğursuzluk kabul edilirmiş. Yolda erkek kardeşin su içesi
gelmiş. Kız:" Kardeşim su içme. Geyik olursun da beni yersin."demiş. Kız giderken geriye dönüp
bakmış ki bir de ne görsün: o sırada kardeşi su içip geyik olmuş geliyor. Kız geyik olan kardeşinden kaçmış bir köye varmış. Bir zelfi (selvi) ağacı görmüş.Eğil zelfi ağacım eğil demiş. Zelfi ağacı eğilmiş. Kız ağaca çıkmış. Köylü bir vatandaş ağacın dibinde bulunan çeşmeye hayvan sulamaya gelmiş. Ancak hayvan su içmemiş. Adam hayvanı alıp geri götürmüş. Fakat diğer günlerde de hayvan su içmeyince vatandaş durumdan şüphelenip suyu incelemeye karar vermiş. Suyun üzerine gelince kızın suya düşen aksini görmüş. Köylü, kıza:"Kız in o ağaçtan." demiş.Kız inmem demiş. Köylü neden inmiyorsun, in diye yalvarmış. Kız inmemiş. Sadece kızlar gelince iner, tekrar ağaca çıkarmış.
  Kız çok güzelmiş. Oraya hayvan sulamaya gelen köyün beyinin oğluymuş. Oğlan kıza aşık olmuş.
Köy halkını çağırmış. Çözüm aramışlar ve ağacı kesmeye karar vermişler. Köylüler gün boyu ağacı
keserlermiş. Ağaç oldukça geniş ve yaşlıymış. Akşama ağacın kesilecek çok az bir yer kalırmış,
geceleyin geyik gelir ağacın kesilen yerini yalar ağaç tekrar eskisi gibi bütün olurmuş. Bu işe köylüler hayret ederlermiş. Köylüler sonunda ağacı kesme konusunda pes etmişler ve başka çözümler aramaya yönelmişler. Bir cadı kadın getirmeye karar vermişler ve getirmişler. Cadı kadın saçayak ve saç koymuş ağacın altına ama ters koymuş. Kız bu durumu görünce cadı kadını uyarmak istemiş:"Onları ters koydun, yönünü çevirerek öyle koy."demiş. Ancak cadı kadın kızın bu ilgisini kullanmak istemiş ve yaşlılığını öne sürmüş ve gözlerinin iyi görmediğini belirttikten sonra doğrusunu gelip kendisinin kurmasını istemiş kızdan. Kız zelfi ağacına:"Eğil zelfi ağacı eğil."demiş.Zelfi ğağcı eğilmiş.Kız inmiş. Sacı ve saçayağını yönüne koymuş. Cadı kadın kızım başım kaşınıyor gel başıma bak demiş. Kız cadı kadının başını bakarken kızın eteğini endi eteğine dikmiş. Kız kadının başını  baktıktan sonra tekrar ağaca çıkmak için ağaca seslenmiş:"Eğil zelfi ağacı eğil" Ancak zelfi ağacı kızın seslenişini bir daha duymamış. Cadı kadın bundan sonra beyoğluna haber salar. Artık kızın kendini kurtarma umudu bitmiş. Kızı da bey oğluna vermişler. Kırk kırk gün kırk gece düğün yapmışlar. Fakat ne acıdır ki bey oğlu başka bir kadınla da evlidir.
esvab yıkarken denize iteklemiş. Kız denizde bir ulu ağaç olmuş. Kuması kocasına bu ağacı benim
çocuğuma beşik yap demiş. Fakat yapamamışlar. Başkaları bu ağacı kesmişler. Bey oğlu ağacı 
almış. Ağacı yakmışlar, ağaç bir avuç altın olmuş. Kızın kuması altını almış sandığa koymuş.
Kocası borçlanmış. Kuması: "Sandıkta benim altınım var, ben sana vereyim." demiş. Kuma kadın
sandığın ağzını açınca altın kuş olmuş uçmuş. Kuş her sabah bey oğlunun bahçesinde bulunan bir
ağacın dalına konarmış. "Dadu dadu bey oğlu evde mi? Kuma kadın: Evde. Ne yapıyor? Kuma kadın : Uyuyor. Uyusun, uyusun da topraklar gözünü büyüsün, bastığım dallar kurusun, cıv der uçar gidermiş.
Bastığı dallar kururmuş. Günlerin birinde bey oğlu kuşu beklemiş. Kuş gelince kuşu yakalamış.
Kuş tutulunca kız oluvermiş. Beyoğluyla tekrar evlenmişler. Kız başından geçenleri bey oğluna
anlatmış. Kız bu evlilikten sonra hamile kalmış. Yine kumasıyla birlikte deniz kenarına esvab
yıkamaya gitmişler.Kumalar esvabı sen iyi yıkarsın , ben iyi yıkarım diye dilleşirken büyük kuma
tekrar onu denize itiklemiş. Denizde balıklar kızı yutmuş. Balığın karnında kızın çocuğu olmuş.
Kardeşi geyik her zaman gelir dinlermiş. Kız balığın karnında:
"Alabalık tuttu beni,
kara balık yuttu beni,
 altın başlı bey oğlu
kucağımda yattı benim."
diye hem ninni söyler hem ağlarmış. Kızın sesini köy halkı da duyar olmuş. Artık kızın ağlamalarına daha fazla dayanamamışlar vedenizi yarıp kızı kurtarmaya karar vermişler ancak başaramamışlar. Kardeşi geyik tekrar insan olmuş, kızı denizden balığın karnından çıkarmış.Böylece kız ve kardeşi mutlu olmuşlar.Zalim üvey anne ve kahpe babadan
kurtulmuşlar, mechule doğruyol almışlar.


                                        Kaynak kişi: İpek BÜKRÜOĞLU
                                                           Emine KESKİN

                                        Derleyen kişi: Temel BÜKRÜOĞLU
                                  FOLKLORU VE HALK EDEBİYATI ÖRNEKLERİ bitirme tezinde Espiye'den derlediği masallar arasında da vardır.  
 
< Önceki

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Anketler

Kazıkbeli yaylasının en çok hangi özelliğini beğeniyorsunuz?
 
Kazıkbeli yaylasında yapılan şenliklerle ilgili neler düşünüyorsunuz?
 

Sitemizde

Bugün33
Dün158
Hafta1051
Ay657
Toplam93563
© 2010 Kazıkbeli Yaylası
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.