|
SİVRİ TEPE
Karadeniz'in incisi Trabzon'umuzun en büyük ilçe merkezlerinden olan Vakfıkebir ile Tonya arasında Sivri adı ile bilinen bir tepe vardır. Bu tepenin iç taraflarında düz ve geniş bir ova uzanır. Vaktiyle Rum kâfirleri bu ovada at koşturur, kılıç kuşanır, ok atarlarmış. Ovadan bakılınca heybetli bir görünüşe sahip olan Sivri'nin tam tepesinde ise veliler yatarmış,
Bu Rum akıncıları Müslüman Türklerin üzerine seferler yapar, gafil yakaladıklarını esir alırlarmış. Sivri'nin eteğinden geçerken de atlarının nallarını söker, böylece gürültü yapmadan geçerlermiş. Çünkü, Sivri'nin tepesinde yatan velilerden korkarlarmış.
Yine böyle bir seferden dönen Rumlar, gafil avladıkları bazı Müslümanları iplere bağlamış, atlarının terkisinde getiriyorlarmış. Fakat bu sefer atlarının nallarını sökmeyi unutmuşlar. Bir yandan zaferin, bir yandan da memlekete dönmenin verdiği sevinçle "Zito, zito" diye bağıran, nara atan Rumlar Sivri'nin eteklerine gelince kendilerini ele vermişler. Tepedeki bütün ermişler yerlerinden doğrulmuş ve kafir askerlerini taşa tutmuşlar. Kırmızı lekelen olan beyaz elbise giyen veliler kır atlarına binerek Rum kâfirlerinin peşine düşmüşler. Nihayet onları Kumyatak Ovası'nda yakalamışlar. Rum kâfirleri kılıçlarına sarılıp bunlara hücum etmişler; fakat muradlarma erememişler. Çünkü hepsi, velilerin duaları ile orada taş kesilmişler.
O günden sonra Kumyatak Ovası'nda Müslüman Türkler at oynatırlar. Her gece Sivri Tepe'deki veliler ateş yakarlarmış; ertesi gün de bu ateşin dumanları Sivri'yi kaplar, velileri gizli tutarmış.
|