Rastgele Resimler

Ana Menü
| Kazıkbeli Anasayfa |
| Kazıkbeli Resimleri |
| Ziyaretçi Defteri |
| Kazıkbeli Yaylası Videoları |
| Nostalji-1 |
| Nostalji-2 |
| Nostalji-3 |
Kazıkbeli Yaylası
| Coğrafi Konumu |
| Tarihçesi |
| Kültür |
| Şenlikler |
| Yaylaya Gelen İlçeler |
| "KAZIKBELİ" İSMİNİN KÖKENİ |
Yöremiz Tarihi
Şiirler
| TÜRKÜ |
| Faruk Nafiz ÇAMLIBEL |
| OZAN ARİF |
| HÜSEYİN NİHAL ATSIZ |
| BEKİR SITKI ERDOĞAN |
| SEZAİ KARAKOÇ |
| Dağ Köyleri |
| HAMSİ DESTANI |
| Arif BÜK (Şiirler) |
Hikaye ve Efsaneler
Makaleler
İlgili Siteler
| Yaylamızla İlgili Siteler |
| Bir Türküdür Kazıkbeli, Hiç Söylenmemiş |
|
|
|
Temel GÜNDOĞDU Bölgemizin yukarıda saydığımız güzelliklerini bünyesinde barındıran önemli yaylalarından biri de Giresun, Gümüşhane, Trabzon halkı tarafından yaylacılık yapılan Kazıkbeli Yaylasıdır. Basın- yayın kuruluşlarının bölgeye ilgisinin olmadığı ya da az olduğu dönemlerde en çok tanınan ve bilinen yaylaların başında gelirdi Kazıkbeli Yaylası. Çepni Türklerinin bölgeye İç Anadolu’dan geçerken kullandığı önemli geçit noktalarından birisi olan yayla, yine önemli bir Çepni kültürü olan Otçu Göçü Şenliklerinin herhangi bir kurum desteği olmaksızın halk tarafından yüzyıllarca yaşatıldığı, diğer yaylalara yayıldığı önemli bir merkez yayla konumundaydı. 80’li yıllara kadar bu gayri resmi organizasyon kendiliğinden devam etmiş, halk bu kültürü tüm olumsuzluklara rağmen yaşatmıştır. Ancak 80’li yıllarla birlikte ekonomik zorluklar yöre halkının geleneksel yapıyı bırakarak gurbete açılmasına sebep olmuş, geride kalanlar ise yavaş yavaş bu kültürü unutmaya başlamıştır. Bilindiği gibi Otçu Göçü kültürünü günümüze kadar taşıyabilen tek yayla Kadırga Yaylası olmuştur. Yaklaşık olarak on üç yıllık bir aradan sonra Söğüteli Köyü muhtarlığı tekrar bu geleneksel kültürü canlandırmaya karar vermiş ve muhtar Abdullah AYDIN 1993 senesinde Kazıkbeli Otçu Göçü şenliklerini tekrar başlatmış ve şenlikler 1993’ten bu güne kadar hasbelkader fasılasız devam etmiştir. Kazıkbeli Yaylası Otçu Göçü Şenliklerinin 1993 yılındaki ilk sanatçısı yöre halkı tarafından çok sevilen TRT İstanbul Radyosu sanatçılarından İbrahim CAN olmuştur. Bundan sonraki yıllarda TRT Ankara Radyosu sanatçısı Bülent ASLAN, yöre sanatçıları Hüseyin BIÇAK, Yılmaz TURAN, İbrahim GÜRPINAR, Elifçe, Sait UÇAR, İsmail TÜRÜT, Alim KOCA, Ömer CAN gibi birçok sanatçı Kazıkbeli Otçu Göçü Şenliklerine katılmış, konserler vermiştir. Ancak bu sanatçıların tamamı şenlik sonrası Kazıkbeli Yaylasını unutmuş, katıldıkları hiçbir programda Kazıkbeli Yaylasından bahsetmemişlerdir. Geçenlerde yöreye yayın yapan bir televizyon kanalında Kazıkbeli Şenliklerine en çok katılan sanatçılardan birine, katıldığı Kurtdağı şenliklerinde, yaylanın doğal güzelliği sorulmuş, Kazıkbeli’nin milli sanatçısı bütün yaylaları saymış ama her nedense Kazıkbeli aklına gelmemiştir. Bugün yöremizin en çok tanınan yaylaları olan Kadırga ve Sisdağı kendilerini türkülerde göstermiş, bütün yöre türkülerinde hemen hemen bu iki güzel yaylamız yer almış, milletin gönlüne türkü olarak kazınmışlardır.
Gidemiyom karadan Havası puslu olur Kar mısın, boran mısın Ayırmasın Yaradan Gönülden yaslı olur On beşinde var mısın
Kadirga’nın başında Haydi gidelim Sis’e Kadirga yok diyorlar Ace ne yapacaklar Niye gelmiyon bize Zor ile veriyorlar
gibi mani normundaki türküler bu yaylalarımızı ölümsüzleştirmiştir. “Atmacayı Vurdular” türküsünü bilmeyenimiz, duymayanımız yoktur herhalde. Bir toplumun kültürü o toplumun varlık sebebi, kimlik kartıdır. On beş yıldır Kazıkbeli’nde şenlik düzenlenmesine ve şenlik geleneğinin yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip olmasına rağmen Kazıkbeli Yaylasının halen türkülere girememesi oldukça üzücüdür. Şenliklerimizi şereflendiren bu büyük(!) sanatçılarımızın çıkardığı albümlerde bir Kazıkbeli türküsünü ister istemez arıyor insan ama maalesef bulamıyor. Bu husus özellikle şenliklere katılan sanatçıların yaylamıza severek değil de sadece maddiyat için geldikleri gibi bir düşünceye yöneltiyor bizi. Bildiğim kadarıyla Kazıkbeli şenliklerimize bu zamana kadar davet edilmeyen Mustafa KÜÇÜK bu konuda tek istisna. Çünkü her ne kadar şenliklerimize davet edilmemiş olsa bile yüreğinin bir köşesinde kendi yaylası sayılabilecek Kazıkbeli yaylasına olan muhabbetini saklıyor. Hiçbir sanatçı ben sadece icracıyım, benim işim şarkı, türkü söylemek, getirin türkünüzü söyleyeyim deme hakkına sahip değildir. Bütün sanatçılarımızın yaratıcı olmak zorunluluğu vardır. Yöre kütürünü en iyi şekilde yansıtmak, yöre kültürüne katkıda bulunmak gibi asli görevleri de vardır sanatçılarımızın. Benim önerim Kazıkbeli Yaylasını en iyi şekilde temsil edecek, katıldığı programlarda yaylamızı tanıtabilecek, gönüllü elçilik görevi de üstlenebilecek sanatçıların şenliklere davet edilmesidir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Giriş Formu
Duyurular
| İLETİŞİM |
| 2008 Kazıkbeli Şenlik Resimleri |
Yöremiz Kültürü
Şehitler ve Şehitlikler
| Akdoğan Şehitliği |
| Çanakkale Şehitlikleri |
| Başkomutanlık Şehitlikleri |
Yöremizden Yetişenler
| Söğüteli'nden Zirveye |
| Bay Kemençe Katip Şadi |
| Ayhan Yüksel Kimdir? |
Anketler
Sitemizde
| Bugün | 41 |
| Dün | 129 |
| Hafta | 41 |
| Ay | 794 |
| Toplam | 93700 |

