Rastgele Resimler

39.JPG.jpg

İlgili Siteler

Yaylamızla İlgili Siteler

Çeşitli Linkler

T.C.Kimlik No

Vergi Kimlik No
Kazıkbeli Yaylası Kazıkbeli Yaylası - Tirebolu İçin Geniş Hayallerim

Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu

TDK Güncel Türkçe Sözlük
TDK Yazım Kılavuzu
Tirebolu İçin Geniş Hayallerim Yazdır E-posta
Bekir KEŞMER

Dünyayı çok geniş düşünün. Birde Tirebolu’yu düşünün. Bütün dünyanın, benzersiz güzellikleri ile tamamen bütünleşmiş, orta Karadeniz bölgemizde buram buram yeşil ile mavinin, girintili ve çıkıntılı koy ve burunlarla kaynaştığı bir başka güzelimsi Tirebolu… Tatlı tatlı kokan tarihi dokusunun yanı sıra, harika doğa ve turistik yönden de, başka yerlerle seviyesi düşünülmeyecek kadar çeşit çeşit zengin bir yapıya sahip durumda olan Tirebolu… Tabiat varlıklarıyla, sadece o benzersiz güzellikleriyle kalmamış, denizin coşkusuyla akşamlayıp sabahlayan şirin bir Tirebolu…  Ufuktaki güneşin doğuş ve batış zamanlarındaki tatlı haliyle duygulu bir gönül çekiciliğini anlatır durur tüm yüreklere...

Ton ton yeşil ve mükemmel ağaçlıklı ormanları, tepelerinde hafif ve koyu sis li dağları, çığıl çığıl çağlayan çoşkulu akan dereleri, yamaçlara çok şeyler anlatır durur derebaşı şelalesi… Yemyeşilliklerle çiçek kokan yaylalarıyla bir başkadır Tirebolu… Sıra sıra dağlarının yamaçlarına sıralanmış çay, kivi ve fındık bahçeleri, plajları koyları görüntüsüyle anlatırlar manzaraları…  Tarihi kültürel değerleri ile her mevsim, gerek turizm gerekse yerli halkına hizmet vermesine çok açık ve mükemmel bir yerdir Tirebolu...

Doğal kaynakların her geçen gün daha büyük bir hızla önemsendiği ve tüketildiği günümüzde Tirebolu, bunları ve saymakla bitiremediğimiz nice nimetleri sessiz sessiz anlatır durur anlayanlara… Yatırım olduğu takdirde, dünyanın belli başlı turistik merkezlerinden biri olabilecek niteliklerini yapısıyla ve görüntüsüyle söyler dinleyenlerine... ve Tirebolu der ki; bende Tabii güzellikler yönünden her türlü zenginlik, doğal mesire alanları ve doğada düşünülen her türlü güzelliklere rastlamak mümkündür. Bana bir bakın ve anlatın dünyalara... İşte bizde bakalım ve anlatalım anlayanlara…

Tirebolu, jeopolitik yönden de çok önemli bir konuma sahiptir, ama anlayanı ve bileni, kendi halkı dâhil pek azdır. Orta Asya'yı Erzurum üzerinden Karadeniz’e  bağlayan karayolu ağının bir kolunun Tirebolu’ dan geçmesi, buraya yatırım olduğu ve limanının büyük ve ağır tonajlı gemilere açık olduğu takdirde, Turizm ve ticaret merkezi olmasında kavşak niteliği de taşımaktadır.

Tirebolu, bol yağış alan Akılbaba,  Çakıldağı ve diğer bağlantılı sıra dağların eteklerinden sıkı bir akarsu ağı ile Deniz ve orman uyumu sağlanmış olarak, harika doğa merkezi haline gelmiştir. Yüksek dağ eteklerinde yer alan karların düzenli bir şekilde erimesi ve yıl boyunca düşen düzenli yağışlar, Tirebolu’nun üç mevsim yeşil bir örtü ve kış ise mükemmel beyaz örtü ile kaplı olmasını sağlamaktadır. Kırsal bir yer hiç bulamazsınız.

Tirebolu, bu doğal ortamın sunduğu flora ve hayvan varlığı zenginliğine paralel olarak diğer benzeri bölgelerde olduğu gibi, yatırımı olduğu takdirde doğa yürüyüşü, kanoculuk, rafting yamaç paraşütü ve jeep safari gibi birçok sportif turizm faaliyeti çok mükemmel gerçekleştirilebilmeye müsait özelliktedir.

İnsan daima geleceğe göre hayallerini gerçekleştirme yollarını arayabilmeli ve bulduğu konumu, “gelecekte ne olabilir?” diye düşünmelidir. İşte Tirebolu, dağlardaki karların erimesi sonucu yüksek debi ve rejimleriyle akış sonrasında, Harşıt nehri ve diğer akarsularda, kırmızı benekli doğal alabalık ve tatlı su balık çeşitleri yetiştirebilme durumu olabileceğinden zengin bir yapıya sahip olduğu gibi, bunların yetiştirme altyapı tesisleri kurulduğu takdirde, yöresel olarak kültür balıkçılığı gelişmesine çok müsait durumdadır. Tirebolu balığının tadını niye dünyalar duymasın ki?…

Tirebolu’da böğürtlenbükü(şantiye) ve o seviyede bulunan ormanların üst bölge kısmının üzerindeki yaylalar ve çayırlık alanlar, arıcılık pek nadir yapıldığından, bu arıcılığın halka destek vererek yaptırılması, kimyevi ve hormon maddenin henüz ulaşamadığı, çiçek çeşitliliğinin desteklediği kaliteli bal üretimi yapma potansiyeline sahip niteliktedir. Anadolu’da yöre yöre çeşitli bal tatları duyulduğuna göre, Tirebolu balının tadını niye dünyalar duymasın ki?…

Tirebolu, ormanlarla donanımlı olan bölge çok olduğundan, yaban hayatı bulunan yerler vardır. Ormanlık alanda geyik, ayı, kurt, çakal, tilki gibi hayvanların yanı sıra çayırlık, fundalık alanda çengel boynuzlu keçi gibi türlere de rastlamaktadır. Bu geniş ormanlar yetkililer tarafından dikkate alınıp milli park haline getirilirse yaban hayvanları çoğalacağı gibi nesli tükenen hayvanlarda kurtulabilecek, Dünya hayvan belgesellerini çeken şirketler, Tirebolu’da Karadeniz hayvanlarını izleyerek Tirebolu’yu ayrıca dünyaya tanıtmış olacaklardır. Tirebolu’da milli park niye olmasın ki?...

Dağlarda karların erimesi sonrasında hayvanları ile birlikte yaylalara çıkan yöre insanı, sıcak yaz günlerini yaylada geçirdikten sonra soğukların başlaması ile sonbahar mevsiminin sonunda tekrar köylerine dönerler. İşte bu yaylalar ve buralarda yapılan şenlikler; doğal güzellikleri, kendine özgü yayla yaşantıları ile yerli Diğer Anadolu halkının ilgisini Reklâm ve yatırım olduğu takdirde çekebileceği gibi, yabancı turistlerin ilgisini çekmeye çok çok müsaittir. Tirebolu Uzungöl ve Ayder gibi niye tanınmasın ki?...

Tirebolu’da Turizm için Trekking; Dinlenmek, spor yapmak ve stres atmak amacıyla, doğa içinde bireysel olarak ya da gruplar halinde yürümek anlamına gelen dağ yürüyüşü için, bütün köy ve yaylalarında, gerekli doğal ortam mevcuttur. Yürüyüş parkurları için müsait köy ve dağ yolları olduğu gibi, bu etkinliğin olması için reklâma ve altyapıya ihtiyaç vardır. Ağaçbaşı ve şantiye mevkileri de buna müsaittir. Tirebolu niye Alanya gibi tanınmasın ki?...

Yatırım ve reklâmla beraber Turizm Şirketlerini buralara çekmek, yüksek zirvelere ulaşan güzergâhların flora ve hayvan varlığı açısından zengin oluşu, coşkun akan dereleri son yıllarda yerli ve yabancı dağcıların ilgisini bu yöreye çekmek için çok önemlidir. Tirebolu niye Antalya gibi  turizmle ve dağcılarla tanınmasın ki?...

Ağaçbaşı "kış sporları" açısından da üzerinde durulması gereken yerlerdir. Orman işletme ile Turizm Bakanlığı anlaşıp Abant’daki gibi Şantiyeye Müsait otel yaptırıp; bu otel den Ağaçbaşına Teleferik turu yaptırarak ağaçbaşından aşağı kayak yaptırmak çok yerli ve yabancı turist çeker. Bu bölgelerde kayak yapılabilmesi için gerekli altyapı çalışmaları yapılması gerekir. Tirebolu niye Bursa Uludağ gibi tanınmasın ki?...

Çevre bakanlığı buraya gelerek, Ormanın sık bölgeleri çok olduğundan yaban hayatı bakımından ilginç özellikleri olması sebebiyle, bu bölgede değişik kuş türleri yaşadığından, tıpkı İstanbul Çamlıca’daki gibi "kuş gözlemciliği" yapmak için, dünya bilim adamlarını çağırmaları ve bu gözlemi yaptırarak Dünya’ya Tirebolu Doğa ve Kuş çeşidi raporlarını vermeleri çok önemlidir. Ayrıca bu Ağaçbaşı’nda ve diğer yaylalarımızda olabileceği gibi tüm sırt alanlarımızda yamaç paraşütü yaptırılması ayrı bir zenginlik kaynağımız olur. Tirebolu da bunlar niye olmasın ki?...

Rafting-Kanoculuk yapılması bakımından Tirebolu’daki dağlar, hızlı akışlı akarsuların kaynağıdır. Harşıt nehrinde kanoculuk için gerekli debi ve rejim miktarı yeterlidir. Jeep Safari, Rafting ve diğer tüm nehir sporları çok güzel yapılabilir. Kuşkaya çöplükten temizlenip, Uzungölün yukarılarına yapılan setler gibi suyun geçtiği dar kısma 6 metre set çekilerek, tıpkı Manavgat şelalesi gibi güzel bir şelale yapılarak, bu şelalenin yanına çok güzel turistik tesisler kurulabilir. Ahh Çoruh’ta yatırım yapanlar, acaba Tirebolu’yu gözleriniz görmüyor mu?...

Tirebolu’da İklimi ve doğal yapısı gereği değişik ağaç türlerinin yetiştiği, el sanatlarında da kuşkusuz ağaç işleri, ilk akla gelen ve en bol ürün veren alandır. Boynuyoğunlu’lar gibi eski ağaç ustaları ve hızarcıları bilir; önceden elde veya küçük atölyelerde ağacın türüne, kalınlığına, ağırlığına, sertlik derecesine, işlenebilirliğine bağlı çeşitli eşyalar üretilebiliyordu. Şimdi bunlar büyük sanayi kurularak tekrar yapılabilir. Bolu ve Düzce’de yapılanlar gibi Tek parça oyularak ve oya işlenerek çekme sofra, iskemle, tekne, kovan, yayık, bezmelik, kadı ve gerdel, kaşık, kepçe, ezmelik, beşik, sandık vb. gibi günlük gereksinimleri karşılayan eşyalar, eskiden yapıldığı gibi şimdi tekrar yapılabilir. İhtiyaç duyulan eşyaya göre ağacın her çeşidini aradığımızda istesek bulabiliriz. Kestane, ceviz, köknar, gürgen, ıhlamur, fındık, armut, kiraz en bol olanlarıdır. Giresun’daki dereli sapağının dan beklide daha işlek olan yer, Demirci köyündeki harşıt sapağıdır. Buraya büyük kereste          fabrikası kurulup, Şantiyedeki tomruklar burada işlenip, Tirebolu limanı açılmasıyla Dünya’ya ihracat yapılabilir. Eski ustalıklar ve sanatlar unutulup, bu duygu ve hayaller niye sadece laflarda dolaşsın ki?...

Eski bakır ustalarını Sadece belgesellerde Şanlıurfa ve benzeri yerlerde görebiliyorum. Tireboluda pek göremiyorum. Tirebolu’da eskiden beri bakır işçiliği hem şekil, hem de dövme sanatı bakımından çok düşüktür ve yok gibidir. Eskiden, fazla işçilik isteyen bakırlar, ince çekiç dövmeciliğine dayanır. Yaylan, güğüm, kazan ve ibrik gibi eşyaların alt bağlantı yerleri geçme-dövme şeklinde dayanıklı olarak yapılabiliyordu. Çocukken bunları gördüğümü hep hatırlarım. Şimdi bunun büyük tesisi kurularak, tıpkı Urfa’daki gibi hem süs eşyası, hem çeyiz hemde kullanılan demirbaş eşya yapılabilir. Yapan da baba veya dede mesleğimizdir diye gurur duyabilirler de…Nerdeee?...

Havuz Suyunu değerlendirme kültürüyle sualtı yogası, su altı hokteyi, kursları açtırarak; açık ve kapalı yüzme havuzları, özel havuzlar, umuma ait havuzlar, tatlı su havuzları, deniz suyu havuzları, Olimpik ölçülerde havuz, sportif amaçlı yüzme havuzu, Turistik ya da umuma açık yüzme havuzu, özel yüzme havuzu,  ilave yüzme havuzu (çocuklar için), su ve ışık oyunları havuzu, şok havuzu ve jakuzi, Yunus balığı ile yüzme havuzu,  Üstten taşma, yandan savaklı veya her ikisi de uygulanmış, skimmer’lı (satıh sıyırma pencereli), Betonarme gövdeli sabit havuzlar, prefabrik plakalarla oluşturulan havuzlar Tirebolu’da yapılıp değerlendirilmesini, Tirebolu kalesinden güneşin batışını seyrederken uzun uzuuun bir düşünün.

Çelik karkas ve gövdesi içerisinde vinç Su sporları ile uğraşan şirketleri Tirebolu’ya getirerek; Sualtı sporları, balık adam, cankurtaran denilen muşamba kaplı havuzlar ve daha nice güzelliklerin yaşandığı havuzlar yaptırılarak; Böylelikle Turist, Öğrenci ve yerli halka; Kurbağalama, Kelebek, Sırt üstü, Krawl yüzüşleri dersleri verilerek öğretilmesi; Tirebolu’yu Dünya’ya sevdirip tanıtma demektir.

Bunyarı sağlayabilecek bir yetkili, sağlayamasa bile olması için çalışabilecek bir yetkili, hiç olmasa bunları duyabilecek bir yetkili acaba bulabilir miyim? diye düşünüyorum. Ama nerdeee?… Şair, Turan BAHADIR’ın şiirinde dediği gibi;

“Şimdi cennettir memleketim, Güneş açtığında, köpüklü suları kumsala yayıldığında, martıları inip kalktığında, Bir yudum sudur, bir yudum ayrandır memleketim, Tertemiz havasını solumak, buz gibi sularını içmek var, bir iki laf Karadeniz konuşmak var... Cennet memleketim…”  İşte Tüm Tirebolulular uzaklarda olsalar bile, bu şiiri ve benzeri sözleri Tirebolu için diyebilmeli.

 

 Bu hayalleri Tirebolu’ya benzer yerlerde yapıldığından, azda olsa sıraladım. Ancak uslularımızın şu sözü aklıma geliyor: “Bunlar olur ama ancak biz öldükten sonra…”  Rüyamda acaba görebilir miyim? bilemiyorum da, şimdi bunları yapacak olan yetkili bir ciddi  delikanlı nerdeeeee?… (Bekir KEŞMER)
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Anketler

Kazıkbeli yaylasının en çok hangi özelliğini beğeniyorsunuz?
 
Kazıkbeli yaylasında yapılan şenliklerle ilgili neler düşünüyorsunuz?
 

Sitemizde

Bugün31
Dün158
Hafta1049
Ay655
Toplam93561
© 2010 Kazıkbeli Yaylası
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.