Rastgele Resimler

alistra_004.jpg.jpg

İlgili Siteler

Yaylamızla İlgili Siteler

Çeşitli Linkler

T.C.Kimlik No

Vergi Kimlik No
Kazıkbeli Yaylası Kazıkbeli Yaylası - Türkmen Beylikleri ve İskan Hareketleri

Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu

TDK Güncel Türkçe Sözlük
TDK Yazım Kılavuzu
Türkmen Beylikleri ve İskan Hareketleri Yazdır E-posta

GİRESUN BÖLGESİNDE TÜRKMEN BEYLİKLERİ VE İSKÂN HAREKETLERİ

Mehmet BİLGİN*

20. yy. başlarında Trabzon Sancağı'na bağlı bir kaza merkezi olan Giresun1 Fatih'in 1461 yılında Trabzon'u fethetmesinden sonra Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmış ve fetih sonrası bölgedeki Osmanlı idarî ve malî düzenlemelerinin kaydedildiği Trabzon Sancağı Mufassal Tapu Tahrir Defteıieri'nde bölge, Kürtün Kazasına bağlı olarak kaydedilmişken Giresun şehri bir kale şehri olarak Çepni Nahiyesi içinde yer almıştı.2

Osmanlı belgelerinde Giresun'un Kürtün'e bağlı olması, Kürtün'ün Osmanlı fethinden önce bölgede mevcut Çepni Beyliğinin merkezi olmasından ileri gelmektedir.

14. yy.'m ikinci yansında Harşit vadisinin yukarı kesimlerine yerleşmiş olarak gördüğümüz Çepniler ve onlarla birlikte hareket eden diğer Türk grupları bölgede bir gazi uç beyliği kurmuş 14. yy. boyunca ve 15. yy.'m ilk yarısında Harşit Çayı'nın doğusunda Eynesil, Beşikdüzü, Kürtün, batısında Tirebolu, Keşap, Dereli ve Giresun şehrinin güneyi ile batısında Batlama Deresine kadar olan bölgeyi gaza yolu ile açıp gazi dervişler önderliğinde iskân ederek Türkleştirmişti. Bazı dönemlerde yarı bağımsız, bazı dönemlerde de bağımsız olarak hareket eden Çepni Beyliği'nden çağdaş tarihçiler pek bahsetmez ama Trabzon Sancağı Tapu

Araştırmacı yazar. 1    Hicri 1286 (M. 1868-69) Trabzon Salnamesi'nde. Giresun, Trabzon Sancağına, Kcşap

ve Akköy nahiyeleri ile birlikte bağlı bir kaza idi. Bk. aynı eser, s. 39.  1287

(1869-70) tarihli Trabzon Salnamesi'nde bu nahiyelere Kırık Nahiyesi ilave edilmiştir.

Bk. aynı eser, s. 36. -    Tayyip Gökbilgin, "XVI. Yüzyıl Başlarında Trabzon Livası ve Doğu Karadeniz

Bölgesi", Trabzon 87 Kültür ve Sanat Yıllığı, İstanbul 1987, s. 478.


Tahrir Defterleri'nde^ yer alan birçok kayıt bize bu beyliğin varlığı, sınırları ve bölgede kurdukları sosyal müesseseler hakkında bilgi verir.

Giresun tarihi ile ilgili bu tebliğimizde yüzyılı aşan bir sürede ve gaza yolu ile açılıp fethedilen Giresun Bölgesinin Türkleşmesi, İslâmlaşması tari­hini Trabzon Sancağı Tapu Tahrir Defterleri olarak tanımladığımız Osmanlı belgelerinin yanı sıra iki önemli kaynaktan da yararlanarak açıklamaya çalışacağım.

Kaynakların birincisi, Eretna Beyliği'nin yerine Sivas'ı başkent yaparak devletini kuran ve Orta Anadolu'da siyasi birliği sağlayan Kadı Burhaneddin Ahmed'in hayatını ve savaşlarını anlatan İbn-i Erdeşir'in Bezm u Rezm adlı eseridir.4 Bu eser Kadı Burhanettin'in yanı sıra bölgede bağımsız hareket eden Türkmen Beyleri ve bunların birbirleri ile olan ilişki­leri hakkında da çok değerli bilgiler içerdiği için bölge tarihi ile ilgilenenler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

İkinci kaynağımız Trabzon sarayının tarihçisi olan Michael Panare-tos'un vekayinamesidir.5 Panaretos tuttuğu notlarda Trabzon sarayında cereyan eden olayların yanısıra Trabzon Rum Krallığının komşuları olan Türkmen Beyleri ve onların Trabzon Rum Krallığı ile olan ilişkilerinden bahseder. Onun notlarında çağdaşı olan tarihçilerin kaydetmediği birçok olaydan bahsedilir. Bölgenin tarihinin açıklanması bakımından çok önemli ayrıntılar olarak niteleyebileceğimiz bu bilgilerin değerlendirilmesi ile Trabzon Rum Krallığı topraklarının Türkleştirilmesi süreci açıklanabilir.

Trabzon bölgesi Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra bölgede idarî ve mali düzenlemeler tahrir defterlerine kaydedilmiştir. Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde mevcut tasniflerde Trabzon Sancağı'na ait üç adet Mufassal Tapu Tahrir Defteri vardır. Bunlardan Maliye'den Müdevver 828 numarada kayıtlı ve 1486 olarak tarihlenen en eski mufassal defterde yer alan "hariç ez-defter" kaydı bu defaki tahrire esas teşkil etmiş bir önceki tahririn varlığına işaret ediyorsa da bu defter bizlere ulaşmamıştır. Bu çalışmamızda defterlerin en eskisi olan Maliyeden Müdevver 828 numaradaki (Bundan sonra MAD 828) defterden yararlandık.

Aziz B. Erdeşir Esterâbâdî, Bezm-u Rezm (çev. M. Öztürk). Ankara 1990. Michanel Panaretos'un Vekayinamesi 1958 yılında Atina'da O. Lampsides tarafından yeniden yayınlanmış olup Trabzon'un tarihi üzerinde çalışan başta Fallmerayer olmak üzere birçok batılı araştırmacı tarafından kullanılmıştır. Bu kaynağı kullanan araştırmacıların en büyük zorluğu buradaki isimleri doğru olarak okuyup yorumlanmasında idi. Ayrıca tarihlerin hesaplanmasında da bazı hatalar yapılmıştır. Biz bu çalışmamızda Anthony Bryer'in "Greeks and Turkmens The Pontic Exception" başlıklı çalışmasının sonuna ek olarak koyduğu ve notlarla açıklamaya çalıştığı metnin bir bölümünden yararlandık. A. Bryer, '"Greeks and Turkmens The Pontic Exception", Dumbartion Oaks Papers, XXIX (1975), 113-151.


1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu'ya dağılan Türk Akıncıları süratle her yana yayılmış, Doğu Karadeniz bölgesinin önemli merkezi olan Trabzon ve çevresi iki yıl kadar Türkmenlerin kontrolünde kalmıştır.6

Bizans'ın bölgeyi kurtarmak için bir ordu ile gönderdiği Theodore Gavras 1075 yılında bölgede hakimiyeti sağlamış7 ve mükâfat olarak bölge valiliğine atanmıştı. İç kesimlerden sahile inen vadilerde savunma sistemini oluşturan Gavras, bölgede Bizans'tan bağımsız olarak hareket etmeye başlamıştı.8

Selçuklu Sultam Melikşah'm emirlerinden Danışmend Ahmed Gazi 1080 yıllarında daha önce Sivas, Tokat ve Çorum havalisini fethetmiş olan Artuk Bey'in Melikşah tarafından geri çağrılmasından sonra onun yerine atanmış, Kelkit havzasının bir kısmı, Niksar havalisi, Amasya ve çevresi ile Yeşilırmak vadisini sahile kadar fethetmişti.9 Bölgede yaptığı gazalarla efsaneleşmiş olan Danişmend Gazi'ye ait bilgilerin çoğu bu efsanelerin çerçevesinde yoğrulmuş olup onun Artuk Bey'in ve kendisinin açtığı vilayetlerde bir Beylik kurduğu bilinmektedir.10

1098 yılında bölgede fetihlerine devam eden ve ordugahını Bayburt yakınlarında Çoruh Nehri kenarında kuran Danişmend Gazi'nin oğlu İsmail'in üzerine gelen Trabzon Valisi Theodore Gavras'ı yenilgiye uğrattığı ve bu savaşta Theodore Gavras'ın öldürüldüğü bilinmektedir.'' Gavras'ın yerine Trabzon'a vali olarak atanan oğlu da bölgeyi Türkmen akınlarından korurken babası gibi Bizans'tan bağımsız olarak hareket etmişti. Bu durum Trabzon bölgesine atanmış Gavras soyundan diğer valiler için de söz konusudur.12

Bizans'ın Komnenos soyundan son imparatoru olan Andronikos'un 1185'de bir ihtilalle devrilmesinden sonra oğlu Manuel'in büyüğü 4 yaşında olan Aleksius ve David adlı iki çocuğu akrabaları Gürcistan Kraliçesi

J. F. Fallmerayer. Geschichte des Kaiserthums von Trapezunt, München  1827,

Trabzon Rum İmparatorluğunun Tarihi adıyla Türkçe'ye Çev. A. C. Eren, Türk Tarih

Kurumu Kütüphanesi, 40186, s. 14.

J. F. Falmerayer, a.g.e., s. 14.

A. Bryer, aynı makale, s. 117.

Mükrimin Halil Yinanç, Türkiye Tarihi Selçuklular Devri I. Anadolu'nun Fethi,

İstanbul 1944, s. 103.

0 M. H. Yinanç, a.g.e., s. 86-97; Hakkı Dursun Yıldız, "Anadolu'dan Türk Tarihi",
Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, III, s. 626.

1 Osman Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, İstanbul 1973, s. 58.

- Anthony Bryer, A Byzantine Family The Gabrades An Additional Note Trabzon Study Ula and Illb The Empire OfTrabizond and The Pontos, London 1980.


Thamar tarafından İstanbul'da kaçırılmıştı.13 Gürcistan'da büyüyen iki kardeş Haçlılar tarafından İstanbul'un işgal edilerek yağmalanması ve İstanbul'da bir Latin Devleti kurulmasından14 sonra Thamar'ın kendilerine verdiği bir ordu ile Doğu Karadeniz bölgesinde ortaya çıkmış, 1204 yılında Trabzon'u ele geçirerek şehre yerleşmişlerdi. Bölgenin vaktiyle Komnenos soyundan valiler tarafından idare edilmiş olmasının verdiği avantajla burada bir devlet kuran Komnenoslar bölgeden de topladığı kuvvetlerle batıya doğru ilerleyerek bazı fütuhatlarda bulunmuştu. Büyük kardeş Aleksius Trabzon'da kalırken küçük kardeş David atalarından kalan Bizans tahtını ele geçirmek üzere Karadeniz Ereğlisi ve Amasra bölgelerinde faaliyetlerde bulunmuş ise de bunda muvaffak olamamıştı.

Sinop'u işgal ederek Amasra ve Karadeniz Ereğlisi'ni hakimiyeti altına alan David'in önü İznik'te hüküm süren ve Bizans'ın diğer varisi olma iddi­asında bulunan Theodoros Laskaris tarafından kesilirken (1214), Konya tahtına oturan İzzettin Keykavus (1210-1219) Sinop önlerinde Aleksius Komnenos'u esir ederek, 1214'de şehri ele geçirmiş ve yüklü miktarda fidye, yıllık vergi ve sefer zamanı asker gönderme şartlarını da içeren bir anlaşma ile Konya Selçuklu Sultanı'nm vassalı olarak Trabzon'da hüküm sürmesine izin verilmişti.15

Alaeddin Keykubad (1220-1237) dönemine kadar Selçuklu vassalı olarak Trabzon'da hüküm süren Komnenosların, Moğolların Kırım'ın Suğdak şehrini işgal edip yağmalamasından sonra boşalan Suğdak şehrini ele geçirmeye çalışmaları ile Selçuklu-Trabzon münasebetleri yeni bir safhaya girmiş, Keykubad Kastamonu uç beyi Emir Çoban komutasında bir donanma gönderip 1227'de Suğdak ve çevresini ele geçirmiştir.16

Trabzon Kralı Andronikos Alaeddin Keykubad'ın Doğu Anadolu'da bulunmasından istifade ile Sinop üzerine yürümüş ve Samsun'da bazı Sel­çuklu tüccarlarının gemilerini yağmalamıştı. Bundan sonra harekete geçen Keykubad Sinop, Samsun ve Ünye'ye kadar olan kıyıları Rumlar'dan te­mizlemiş ve denizden donanmayı Trabzon üzerine göndermiş. Erzincan'da toplanan kara ordusunu da Melik Giyaseddin Keyhüsrev ve Atabeki Mübarizüddin Ertokuş komutasında Trabzon üzerine sevkedilmişti.17

3 J. F. Fallmerayer, a.g.e., s. 33.

4 Georg Ostrogorsky, Bizans Devleti Tarihi (çev. F. Işıltan). Ankara 1986. s. 391.

5 İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti Teşkilatına Medhal, Ankara 1984. s. 109.

6 Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye Tarihi. İstanbul 1984, s. 360-363.

'  Yaşar Yücel-Ali Sevim, Türkiye Tarihi I Fetihten Sonra Osmanlılara Kadar (1018-1300), Ankara 1989, s. 117.


1228 yılında Trabzon'u denizden ve karadan kuşatan Selçuklu ordusu aniden yağan korkunç yağmur ve oluşan seller nedeni ile şehri alamayıp geri çekilme mecburiyetinde kaldı. Melik Keyhüsrev Maçka bölgesinde köylüler tarafından esir edilerek Trabzon'a getirildi ve Trabzon Kralı Andronikos tarafından iyi karşılanarak hediyelerle geri gönderildi. Bu dönemde Harzem-şahları metbû tanıyan Komnenoslar 1230'da Selçuklular'ın Harzemşah ordusunu yenmesi üzerine tekrar Selçuklu tabiyetini kabul etmişlerdir.

Moğolların Anadolu önlerine gelmeleri bölgede siyasi ve idari düzenin sarsılmasına neden olmuştu. Moğolların önünden kaçan Türkmen grupları Anadolu'ya yığılmış, Selçuklu yönetimi bu grupları uçlara sevkederek topraklarında dirlik ve düzeni sağlamaya çalışıyorlardı. Bir kısmı batı ucuna sevkedilen Türkmenlerin bir kısmı da kuzeyde Trabzon Krallığı ucuna sevkedilmişti. Batı ucundaki gelişmeler Osmanlı tarihi araştırmaları çerçevesinde geniş bir şekilde ele alınıp incelenmesine rağmen Trabzon ucundaki gelişmeler daha çok Trabzon'daki Rum Krallığı'nm tarihi üzerine araştırma yapanlar tarafından açıklanmaya çalışılmıştır.18

Trabzon Krallığı'nm ucundaki Canik19 bölgesinin gaza yolu ile açılması 1243'de Kösedağ Savaşından sonra Moğolların Anadolu'daki Selçuklu hakimiyetini çökerttiği döneme kadar Kastamonu, Sinop, Sivas ve Erzincan'daki Selçuklu valilerinin koruması altında bölgeye sevkedilmiş Türkmen gruplarının faaliyetleri ile mümkün olmuştur. Gaza yolu ile memleket açıp iskan eden bu uç beyleri başlangıçta arkalarındaki güç olan Selçuklu tahtına bağlı kalmış, Divan'm ön gördüğü vergi ve askeri göndermiş fakat Selçuklu hakimiyetinin çökme döneminde bağımsız hareket etmeye başlamışlardı. Anadolu'nun Moğol hakimiyetine girdiği dönemde bile Karadeniz sahilini çevreleyen dağlık bölgeleri ve sahile inen vadileri

Burada bizim de yararlandığımız üç önemli çalışmayı zikredebiliriz: A. Bryer, aynı makale: Elizabeth Zachariadou, "Trabzon and Turks (1352-1402)", Ankhei Pontov, XXXIII (1979), 333-358; Rustam Shukurov, "Between Peace and Hostility: Trebizond and the Pontic Turkish Periphery in the Fourteenth Century", Mediterranean Historical Review, IX/1 (1947). 20-73.

Kazım Dilcimen Canik Beyleri adlı çalışmasında Canik Neresidir? sorusunun cevabını tarihte zaman zaman hudutları genişletilmiş ve çekilmiş olan Canik'in en az "Trabzon'dan bugünkü Samsun vilayetinin batı hududuna kadar olan deniz kıyıları ile güneyde Amasya, Tokat merkezlerine yakın olan yere kadar bir toprak parçasını ifade ettiğini" yazarak verir. Bizim ele aldığımız dönemde ise Canik daha çok Samsun'un doğusu, Ordu vilayeti ve Giresun'un batısı ile Amasya ve Tokat'ın kuzeyini içine alan bir bölgedir. Canik açıklaması için bk. Kazım Dilcimen, Canik Beyleri, Samsun 1940, s" 5-8.


kontrolleri altında tutan Türkmen grupları muhtariyetlerini sürdürmeye devam etmişlerdir.

Trabzon sarayının tarihçisi Panaretos Trabzon Kralı (John II) Kalo loannes (1280-1297) döneminde Halibya'nın (Ünye Bölgesi) tamamen Türklerin kontrolüne girdiğini ve buraların boş araziler haline geldiğini kaydeder.20 13. yy. sonları ve 14. yy. başlarında ise Giresun bölgesindeki yaylalar ve sahile inen vadiler tamamen Türkmenler'in kontrolünde, Trab­zon'dan Çarşamba'ya kadar uzanan bölgede Trabzon Krallığı'nm hakimi­yeti sadece sahildeki müstahkem kaleler ve varoşlarında sözkonusu idi. Böl­geyi gaza yolu ile açan ve boşalmış arazilerde hayvanları ile birlikte yarıgö-çebe bir yaşam sürdürerek yerleşen Türkmenler zaman zaman sahildeki bu kaleleri ele geçirseler bile ellerinde deniz kuvveti olmadığı için uzun süreli elde tutamamaktaydılar.

Kıral II. Aleksius (1297-1330) döneminde Ünye ve Ordu bölgesinden sonra Giresun da Türklerin kontrolüne girmişti. Panaretos yeni Kıral II. Andonikos'un 1301 yılında Giresun'a saldıran Çepni lideri Kuşdoğan'a21 bir baskın yaptığını kaydeder.22 Birçok Türkün öldürüldüğü bu baskınla Giresun tekrar Trabzon Krallığı'nm hakimiyeti altma girmiş ve Giresun kalesinin duvarları yeniden inşa edilmişti.

İspanya kralının Timur'a elçi olarak gönderdiği Clavijo 1404 yılında bölgeden geçerken Trabzon'da hüküm süren Komnenoslar'm sınırının Tirebolu'dan başladığını belirtiyordu.23 Arada yüzyıllık bir süre var ve yüzyıllık bu süre içerisinde Giresun bölgesi tamamen fethedilerek Türkleş-tirilmiş ve İslâmlaştınlmıştı.

Bu yüzyıl içinde ya da 14. yy. boyunca batıda Çarşamba ve Ünye bölgeleri merkezi Niksar olan ve Yeşilırmak Vadisi ile nehrin denize döküldüğü deltayı kontrol altında tutan Taceddinoğulları Beyliği, onun

Bryer, aynı makele, s. 143

Kuşdoğan Çepni liderlerindendir. Panaretos'un Koustouganes olarak kaydettiği bu Çepni liderinin ismi ve kimliği bölge tarihi ile ilgilenenler için bir problem teşkil etmiştir. Bunun Kuşdoğan olarak okunması gerektiği F. Emecen tarafından delilleriyle belirtilmiştir, Bk. "Giresun", DİA, XIV, 78; ayrıca bk. bu kitaptaki makalesi. Ayrıca Kuşdoğan'm bölgede faaliyet göstermiş diğer Çepni liderleri Doğancık Bey ve Bozdoğan'la karıştırılmaması gerekir.

A. Bryer, aynı makale, s. 143, ayrıca bkz. s. 133.

Clavijo, Timur Devrinde Kudüs'ten Semerkand'a Seyahat, I. Kısım (çev. O. R. Doğrul), İstanbul ts., s. 77.


doğusunda yer alan ve günümüz Ordu vilayeti ile bir kısım Giresun vilayeti topraklarını Hacı EmiroğuUan (Bayramlu), Giresun'un güneyi ile Kelkit ve Gümüşhane Vilayetinin bir kısım toprakları Şebinkarahisar Beyliği, Gire­sun'un doğusunda Beşikdüzüne kadar olan topraklar ise Harşit vadisinin güneyine yerleşerek bölgeyi açan ve 14. yy. sonlarından itibaren bu bölgede bir beylik oluşturan Çepniler'in faaliyetleri ile açılmış Türkleştirilip, İslamlaştınlarak vatan yapılmıştır.

Fatih'in Trabzon'u fethinden 60 yıl önce tamamlanmış olan bölgenin fetih tarihi bir anlamda fethi gerçekleştiren gazi uç beyliklerinin de tarihi olduğu için bölgenin Türkleştirilmesini bu çerçevede ele alıp açıklamak istiyorum. Onların bölgedeki faaliyetlerini doğru olarak anlayıp yorumlaya-bilmek hiç şüphesiz onların önlerindeki Trabzon Kırallığı ile olan ilişkileri kadar arkalanndaki Sivas, Erzincan gibi merkezlerinde hüküm süren ve bölgede siyasî birliği sağlayıp etki alanlarını genişletmeyi amaçlayan daha büyük beyliklerle olan ilişkilerini de bilmemiz gerekiyor.

 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Anketler

Kazıkbeli yaylasının en çok hangi özelliğini beğeniyorsunuz?
 
Kazıkbeli yaylasında yapılan şenliklerle ilgili neler düşünüyorsunuz?
 

Sitemizde

Bugün33
Dün158
Hafta1051
Ay657
Toplam93563
© 2010 Kazıkbeli Yaylası
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.