Rastgele Resimler

Ana Menü
| Kazıkbeli Anasayfa |
| Kazıkbeli Resimleri |
| Ziyaretçi Defteri |
| Kazıkbeli Yaylası Videoları |
| Nostalji-1 |
| Nostalji-2 |
| Nostalji-3 |
Kazıkbeli Yaylası
| Coğrafi Konumu |
| Tarihçesi |
| Kültür |
| Şenlikler |
| Yaylaya Gelen İlçeler |
| "KAZIKBELİ" İSMİNİN KÖKENİ |
Yöremiz Tarihi
Şiirler
| TÜRKÜ |
| Faruk Nafiz ÇAMLIBEL |
| OZAN ARİF |
| HÜSEYİN NİHAL ATSIZ |
| BEKİR SITKI ERDOĞAN |
| SEZAİ KARAKOÇ |
| Dağ Köyleri |
| HAMSİ DESTANI |
| Arif BÜK (Şiirler) |
Hikaye ve Efsaneler
Makaleler
İlgili Siteler
| Yaylamızla İlgili Siteler |
| "KAZIKBELİ" İSMİNİN KÖKENİ |
|
|
|
Temel GÜNDOĞDU “KAZIKBELİ” İSMİNİN KÖKENİ
“Kazıkbeli” ismini ve bu ismin ifade ettiği anlamı ya da anlamları anlayabilmek için öncelikle bu kelimenin yapısıyla, içinde “kazık” ve “bel” geçen yer isimlerini araştırmak gerekir. Kelimeyi yapı olarak incelediğimizde sözcüğün “kazık” ve “bel” kelimelerinden oluşmuş bir birleşik isim olduğunu görürüz. Yani “Kazıkbeli” sözcüğü belirtisiz isim tamlaması şeklinde oluşturulmuş bir birleşik isimdir. Türkçede “bel” ve “belen” sözcükleri daha çok geçit olarak kullanılan isimlerdir. “Bel” ve “belen” sözcüklerinin TDK Türkçe sözlükte anlamları şu şekilde verilmiştir: “Dağ üzerindeki yüksek geçit, dik dağ yolu.”“Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer.” “Kazık” sözcüğü ise: “Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç”"Çadır kazığı."- . "Hayvanı kazığa bağlamak” Direk, sopa (Argo) Alışverişte aldatma, aldatılma (Argo) İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.” Anlamlarıyla verilmiştir. “Kazıkbeli” sözcüğü tespit edebildiğimiz kadarıyla Türkiye’de iki yerde isim olarak kullanılmaktadır. Birincisi, bizim yaylamız olan Kazıkbeli. Bütün “bel” yani geçit özelliklerini gösteriyor. İkincisi, Denizli ilimiz sınırları içerisinde Honaz dağında 2500 rakımlı bir geçit olan Kazıkbeli. Bu isimlerin dışında ismini Kutup Yıldızı’ndan alan Demirkazık dağı vardır içinde “kazık” sözcüğü geçen ve bizim “Kazıkbeli” ismini anlamamıza, yorumlamamıza yardımcı olan. Türkler göğün direği olarak Kutup Yıldızı’nı düşünmüşler ve bu yıldıza “Demirkazık” demişlerdir. Türklerin “Demirkazık” diye adlandırdıkları Kutup Yıldızı, bütün gezegenlerin etrafında döndüğü bir yıldızdır. “Kazık” sözü hareketsizliğin ve bir yere bağlanışın ifadesidir. Türklerde çadır, küçük bir dünyadır. Çadırın ortasındaki “Kazık” göğe yükselmeyi ifade eder. Bütün çadır o kazığın üzerine kurulmuştur. Çadır biçim olarak da bir dağ görünümündedir. Bu anlamda “kazık” sözcüğünü göğe yükselen ya da Demirkazık yıldızına uzanan direk, dik dağ olarak düşünmek mümkündür. Türkiye’de onlarca yer adı vardır içinde“bel” “belen” kelimesi geçen. Sadece yöremizde; Kurtbeli, Erikbeli, Eğribel, Belen, Elmabeleni, Balçıkbeleni gibi isimler vardır buna örnek. Bahaeddin ÖGEL’in Türk Mitolojisi adlı eserine göre Türklerin hayatında, “kazık” önemli rol oynayan bir alettir. Türk’ün çadırının veya evinin önünde, çakılı duran kazık, onun atını korur ve Türk’ün gözü hep ondadır. Çünkü eski Türklerde at bugünkü otomobilin yerini tutmaktadır. Kazıkbeli yaylasının üzerinde bulunduğu Giresun sıra dağlarının doğudaki zirve noktası Sarıyar tepesidir. Sarıyar tepesinin hemen karşısında ise bir başka zirve olan Akılbaba tepesi bulunmaktadır. Bu iki zirvenin arasında Gelevera ve Harşit vadilerinin birleştiği geçiş noktası Kazıkbeli yaylasıdır. Ayrıca Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya at sırtında geldiğini düşünürsek atların Türk kültürünün ve hayatının içindeki yerini daha iyi kavramış oluruz. Göçebe Türkmenlerin en önemli vasıtası da hiç kuşkusuz attır. Her evin veya çadırın ahırında ya da önünde atı bağlamak için bir kazık mutlaka vardır. Yine Kazıkbeli yaylasında bu dönemdeki en önemli araç attır. Herkes yaylaya gelirken mutlaka atıyla gelirdi. Atlar en güzel şekilde donanır, en güzel eyerlerle eyerlenirdi. Ve en önemlisi bu atlar Kazıkbeli yaylasına gelince bir yerde sabitlenecek, bağlanacaktı. Eskiler çok iyi bilir, Kazıkbeli yaylasında çarşamba günleri çimenlere çakılmış kazıklar ve bu kazıklara bağlanmış ya da öklenmiş(*) yüzlerce at görmek mümkündü.
Türk kültüründe at ne kadar önemliyse, çadır ne kadar önemliyse atı ve çadırı bağlamak amacıyla kullanılan kazık da o kadar önemlidir. Bu önemi kavrayan atalarımız, bu yöreyi yurt tutan ilk Türkmen dervişleri 3500 rakımlı Sarıyar ve Akılbaba tepeleri arasındaki bu geçiş noktasına “Kazıkbeli” ismini vererek bu büyük kültürü kalıcı kılmışlardır. Kazıkbeli ismini anlamak için kazığın atlı, çadırlı göçebe Türk kültüründeki yerini ve önemini anlamak, daha argo anlamlarının oluşmadığı dönemlere göre değerlendirmek ve yer ismi olarak göğe uzanan dik dağ anlamını iyi kavramak gerekir.
(*)Öklenmiş: (Yöresel kelime) Uzun iplerle otlayacak şekilde bağlanmış Türk Argosu – Ferit DEVELİOĞLU
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Giriş Formu
Duyurular
| İLETİŞİM |
| 2008 Kazıkbeli Şenlik Resimleri |
Yöremiz Kültürü
Şehitler ve Şehitlikler
| Akdoğan Şehitliği |
| Çanakkale Şehitlikleri |
| Başkomutanlık Şehitlikleri |
Yöremizden Yetişenler
| Söğüteli'nden Zirveye |
| Bay Kemençe Katip Şadi |
| Ayhan Yüksel Kimdir? |
Anketler
Sitemizde
| Bugün | 38 |
| Dün | 158 |
| Hafta | 1056 |
| Ay | 662 |
| Toplam | 93568 |

